Ana içeriğe atla

İlim Meclislerinin Ahir Zamanda ki Adı; Sohbet


İnsana değer biçilirken hasenat-seyyiat terazisi kurulmalı ve vicdanda yargılanacaksa ona göre yargılanmalı. İçinde kötülük olmayan insan olmadığı için insan topluluklarını kusurdan azadeymiş gibi düşünmek de abeste iştigaldir. Cemaati ile, cemiyeti ile, ailesi ile arasına hafif bir soğukluk sızan da hususan bu zaviyeden bakmalıdır.

Herşey kopsa da sohbet kopmamalıdır. Gidilip gelinmelidir. Zira; sohbet iyidir, bazen cennet mekan insanlarla karşılaşırsın. Hem sohbet iyidir, bazen bir kelime kurtuluşumuza vesile olabilir. Sohbet iyidir, dünyalık meşgalelerden bir müddet nefes aldırır.  En önemlisi de sohbet iyidir ama devamlılık ister. Evet, sohbet iyidir ama nazlıdır gelin gibi, mehrini vermezsen yaklaşmaz sana. Mehri ne midir? Sabırdır, dikkattir, fedakarlıktır, bazen iki elin işte de olsa bırakıp gelmektir.

Sohbetten maksat dünyevi meşalelerin konuşulduğu Rabbi Rahim katında hiçbir ehemmiyeti olmayan halkalar değildir elbet. İlim meclisleri olarak adlandırılan, Allah’ın güzel isimlerinin anıldığı, hatırlandığı ve semada meleklerin gıpta ile seyrettiği nurani birlikteliklerdir.
Sohbet okumayı ve müzakereyi hatırlatır. Eksik olan yönlerimize tam olmaya adımdır. Berekettir, kalpte rahat ve süruru netice verir. Müfritane irtibatı muhafaza eder. Kardeş diye nida ettiklerinin hal ve ahvalinin ne olduğunun farkına varmak için güzel bir fırsattır.

Hadislerde sena edilen ilim meclisleri adeta toplumu bir arada tutan bir maya misalidir. İlanihaye maya tutmuş olacak ki bu vatan topraklarında ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar tefrika zehrini enjekte edememişlerdir. Bir namazsız, serkeş, sefih insanı idare etmek elbette on belki yüz namaz kılan, harama helale karşı takvayı esas alan kimseleri idare etmekten daha zor ve daha müşküldür.

Toplum düzene, iyiye ve güzele gidebiliyorsa emin olun bu noktada ilim meclisleri olan sohbet halkalarının rolü çok büyüktür. Bu hakikat serkeş, küfür ve zulümatın karanlıklarında yuvarlanan gençlerin kendilerine yeni, tertemiz bir sayfa açma adımlarında defaatle durumunu izhar etmiştir.

Beraber olmak için asrı ahirin zaten ateşlediği fitilleri bir yana bırakıp ve varsa -ki olmaması gerekir- küskünlük ve dargınları unutup cennet bahçelerinin şehadet aleminde birer numuneleri olan sohbet meclislerinde bulunmak olacaktır. Ehli dünya şu sıralar hususan ehli diyanetin kusurlarını kocaman göstererek bizleri yalnızlığa, sonu meçhul bir atalete sevk etme gayretindeler. Şahsi kusur ve garazlardan nazarlarını birazcık genişletenler olması gereken farkındalığa ulaşma bahtiyarlığına erişebiliyorlar. Zira vazife çok kudsi, hazineyi taşıyan azımsanmayacak bir gayret söz konusu.

Yorumlar

en çok okunanlar

Senin Bir Vesikan Var mı?

Bir gerçeğe tanıklık eden bilgiye, belge tabiri diğerle vesika denir. Vesika bir güç ve kuvvete intisabın işareti olarak tanımlanır. Ahirete olan seyahatinde de insan karşılaştığı alemlerden selametle geçebilmesi için bir vesikaya ihtiyacı vardır. Bununla birlikte insan, sırrı teklife muhatap olması cüzi ihtiyarisinin varlığı ile anlaşılır. Her insan kendi alemini yokladığında cüz'i ihtiyarisi ile tanışabilir ve dolayısıyla dağların emanetinden kaçındığı teklif sırrının sorumluluğunu tasdik edebilir. "Hem iman, o elinde pek cüz'î bir kesb bulunan cüz'î bir cüz'-i ihtiyarî yerine, o hadsiz düşman ve zulmetlere karşı, gayr-ı mütenahî bir kudrete istinad etmek ve hadsiz bir rahmete intisab etmek için o cüz'-i ihtiyarînin eline bir vesika veriyor.. belki de iman, o cüz'-i ihtiyarînin elinde bir vesika oluyor."1 Acz ve fakr yaralarına maruz kalan insan sınırsız bir kudrete ve nihayetsiz bir rahmete intisap ederek şifa bulur. Cüz...

Ölümden Ötelere Benim Cevabım

Bu dünyanın ahirinde bir hayatın olduğuna iman edilse de "akıl bu yolda gidemez!" sorunsalı, ümmetin imtihan serüveninde muhatap olduğu önemli bir evre. Bununla birlikte dine muarızların kendini kurtarmak hoyratlığında sarıldığı meselelerin başında ahirete iman geliyor. Kurumuş kemikleri kim diriltecek, derken elindeki kemikleri ufalayan Ebu Leheb'de de böyle, "din öldürülecektir" emrini alan Abdullah Cevdet'in inananları sarsmak için hazırladığı planın başında da böyle. Sonu hep bir hezeyan ama mücadele berdevam. Allah'ın, isimlerinin, peygamberlerinin, meleklerinin, kitaplarının varlığına şahit olan bütün deliller ahireti ispat eden milyarların arasında. Biri diğerini destekliyor. Demem o ki; Allah'a inanıyorsanız; zaten onun Hak, Adl, Hakim, Rahim vesair isimlerinin hepsi gerek birlikte gerek tek başına ahireti iktiza ediyor. Peygambere inanıyorsanız, kitaba inanıyorsanız, melaike ve kadere inanıyorsanız; zaten ahirete hazırla...

Oku ki şevkin kaçmasın!

İmana hizmetin en lüzumu teçhizatlarından birisi hiç şüphesiz şevktir. Şevk; gayret, heyecan, istek, arzu, mutluluk, huzur vesair kelimelerden müteşekkil bir kale gibi. İmana olan hizmeti dolayısıyla imanı koruyan bir kale. Şevk dolu olan Risale-i Nur müntesipleri, vazife olarak deruhte ettiği hizmeti külfet olarak görmez. Yaptığı işten zevk ve lezzet alır. İstenilen sonuca ulaşmak adına şevki olanlar olmayanlara nispeten hep pozitif, hep müspet, hep kıymetli kalacaklardır. Bahsi geçen kıymetliler etraflarının harekete geçmesine; kezalik imana hizmetin dalga dalga artmasına, yayılmasına, muhtaç gönüllere ulaştırılmasına hep ön ayak olacaklardır. Meşhur bir söz var, Ashab'a atfedilen, onlar öndeler diye başlayan; işte o önde olanlar hayat atiyyesini taşıyan matiyyeler olarak şevkle dolup taşmaktadırlar. Kıymeti neticeleri sayıldığında Rabbi Rahimin mükafat ve hediyelerine mazhariyet derecesine kadar ziyade olan şevkin, şevkli olmanın, şevkle dolmanın elbette bir çok ön şa...