Ölüm her an gelebilir. Hazırlıklı olmakta fayda var. Lakin dünya malına fazla sarılanların ölüme muhatap olması, dünyayı bir mezra ve ahirete ait ticaret sahası olarak görenlere nazaran daha şiddetli oluyor. Gerçek şu ki; fani ve zevale ait olan ve dolayısıyla dağılıp, bozulan dünya metaına ağaç gövdesi kadar kalın köklerle bağlanmak, ayrılmanın da ızdırap içerisinde olacağının bir göstergesi. Her ayrılan; “ben gidiyorum” deyi verecek kulaklarına. Firak ve ayrılık bağlandıkların kadar ziyade olacağı gibi ayrılamadıkların nispetinde de acı verecek. Dünya ile düz yaşayana lafımız. Hani o hiç bitmeyecekmiş gibi rüyasının sabahına uyanmak istemeyene. Dünyevileşmenin dibini görenlere işte! Ölüm, ya en mutlu anında yaklaşacak yanı başına ya da en kederli anında bir keder daha katacak sıkıntılı ruhuna. Ölüm meleği, Rabbi Rahime; “ibadın benden şekva edecekler” diye, niyaz ederken onlar yani tanışıkların yada hiç tanışık olmayıp ölümüne şahit olanların nazarına hastalık kaza ve musibet ...
akla, kalbe ve ruha dokunan yazılar...