Hayatı anlamlandırma sürecinde kesretten vahdete akan bir yol takip edilmesi gerekiyor. Bire ulaşma hedefinden sapmak kesrette boğulmaya, zihinde müşevveşiyete ve ahiri ateşle temizlenmeye kadar varıyor. Bahsi geçen serüvende kırk yıllık tahsilinde dört kelimeye vasıl olduğunu söyleyen Bediüzzaman mühim dörtlünün adlarını da şöyle zikrediyor. Manayı harfi, manayı ismi, nazar ve niyet. Sanattan sanatkara ulaşırken, Rabbi Rahimi ararken, başa gelen musibet ve hastalıklara, eza ve cefalara sabırla mukabele ederken hep bu dört denklemi işletiyor tabiri caizse. Ne gariptir ki Kuranın esasları da tevhid, nübüvvet, haşir ve ubudiyet/adalet olarak dört sayısına ulaşıyor. Akılda ister istemez aradaki bağları sorguluyor! Komprike ve girift bir hayattan birliğe ulaşmak ve bu serüvende bu dört denklemi kullanabilmek son derece muazzam bir mesele. İşlenen bu sistem en zor şartlarda bile metaneti ve istikameti sağlaması ve hayatın içinden çıkılmaz bir hal aldığı zamanlarda çözüm sunabilmes...
akla, kalbe ve ruha dokunan yazılar...